|
YÜKSEK RİSK PROFİLLERİ 1. DUYGU DURUM BOZUKLUĞU OLANLAR 2. PSİKOTİK HASTALAR 3. ERGENLER 4. ALKOL VE MADDE KÖTÜYE KULLANIMI OLANLAR 5. ÖFKELİ KİŞİLİK YAPILILAR Depresif semptomları olan ve özellikle Major Depresif epizod esnasında hastalık öncesi kişilik yapısı ve sosyal faktörler incelenmelidir. Tedavi biçimi ve yoğunluğunun kararı da ona göre verilebilir. İntihar girişiminden, ölümden söz eden bir çocuk veya gencin intihara kalkışma olasılığını arttıran etkenler, risk faktörü olarak tanımlanır. Risk faktörleri sebep olan anlamında değil, olasılığı arttıran olarak anlaşılmalıdır. Zira, etkenlerin bir çoğu çeşitli zamanlarda ve çeşitli düzeylerde pek çok kişide mevcut olabilir. Olasılığın ciddiyetini saptamada bir “uzman görüşü”, işe yarayacaktır. 1. Daha önceden intihar girişiminde bulunmuş olmak 2. Ümitsizlik, derin karamsarlık 3.Yeme bozuklukları (ağır diyetler, kendini kusturma yoluyla zayıflama çabaları, bedeninden memnuniyetsizlik) 4. Madde (uyuşturucu ve benzeri) kullanımı 5. Psikoz (muhakemenin ve gerçeği ayırd edebilirliğin, ciddi biçimde bozulduğu durumlar) 6. 1. ve 2. derece yakın akrabalar arasında intihar eylemi ve girişimi var ise, 7. Stres yükseltici hayat zorlukları (ağır hastalıklar, travma gibi); bu durum daha ziyade ruhsal durumu bozarak intihar sebebi olabiliyor. 8. Cinsel ve fiziksel istismar 9. Okul başarısızlığı (depresyonu derinleştirip, kendini değersiz hissettirerek) 10. Aile içi yoğun ve sürekli çatışmalar, aile üyelerinin dirliğinin tehdit altında olması 11. Başka çocukların intihar girişimleri (intihar niyeti olanlar için bir tür cesaretlendirici olduğu düşünülür)
Nereden anlayacağız? 1. Ölümden söz etmek, ölme arzusunu, kaybolma, yokolma arzusunu dile getirmek 2. Ayrılık hazırlıkları, veda mektupları, eşyalarını hediye etme, uzaktakileri arama vs 3. “kendini bırakmak”, kimsenin yokluğunu umursamayacağı duygusunu dile getirme ve öyle hareket etme 4. Depresyon döneminin içerisindeyken hızla “iyileşme”, keyiflenme, neşelenme 5. Sağlığını ve güvenliğini umursamaz hareket etme; kazalar ve riskli davranışlarda artış. “tetiği çekenler”, en sık: 1. Sevgi ilişkilerinde: terkedilme, reddedilme, beğenilmeme 2. Başını derde sokma (ceza gerektiren bir durumda yakalanma) 3. Yakınlar tarafından aşağılanma 4. Aşırı alkol, madde, zihin işlevlerini etkileyen “ilaç”lar
Dikkat: İntihar etmek için bir yönteme (silah, zehir, ilaç) ve bu yöntemi uygulamak için bir fırsata (kendi kendine kalınabilecek bir zaman dilimi) ihtiyaç vardır. İntihar riski yüksek durumlarda, durumun tehlikeli olduğunu hissettiğiniz takdirde ne yapabilirsiniz? (bir doktora ve/veya bir acil servise başvurmanın yanısıra) 1. İntihar eyleminde işe yarayabilecek nesneleri kaldırın. İntiharı kolaylaştırabilecek şeyler, evde tabanca tüfek bulunması, ağrı kesiciler, kalb ve tansiyon ilaçları gibi ilaçların zararsız sayılıp, her köşeden çıkmasıdır. böyle bir eylem için yapabileceklerini zorlaştırın, 2. Yaptıklarınızı açıklayın, onun emniyeti için bu şekilde hareket ettiğinizi belirtin, 3. Tehlike düşündüğünüz kadar yüksek değilse (bile) durumunu anladığınızı belirtin, duygularını ve ölüm arzusunu hafifsemeyin (olur böyle şeyler, bak geçti, bizi üzme vs), onu ciddiye aldığınızı açıkça ve samimiyetle söyleyin. 4. Güvenilir ve erişilir olun; size gelip konuşabilsin ( sadece “gel, konuş” demek yetmeyebilir)
yakın dönem araştırma notları
Depresyon 15-44 yaş arasındaki insanların başta gelen “disability” sebebidir. 30-günlük prevalans, 15-24 yaş grubunda % 6.1 (45-54 yaş grubunda, %4.9) Ömürlük prevalans ise gençler için %15.7 (yaşça büyüklerde, yani depresyon geçirmek için yeterli çok daha uzun bir ömür yaşamış olanlarda ise, %16.7) Prevalans, yani belli bir süre içinde bir toplumsal gruba baktığınızda, o anda belli bir problemi taşıyanların (yeni rahatsızlanmış ya da rahatsızlığı eskiden beri devam eden ayrımı yapmaksızın) toplam sayısı anlamına gelmekte. Erkeklerde 20’li yaşların başları, kızlarda ise 20’li yaşlara doğru en yüksek Depresyon artıyor mu? Birincil depresyon artmıyor. Anksiyete bozukluklarına (panik bozukluğu, korkular etc) ikincil depresyon ise artmakta Depresyon %30-50 olasılıkla tekrarlar. Kız-erkek dağılımı 13 yaşına kadar eşit, sonrasında kızlar iki üç kat fazlalaşıyor. Bipolar bozukluk % 0.4 (aşırı sinirlilik, hızlı duygudurumu değişiklikleri, genellikle devamlı) Çocuklukta korku/kaygı (anksiyete) bozuklukları ve anne-babadan, bildik durumlardan ayrılmaktan şiddetli korku (separation anxiety) ilerideki depresyonun en güvenilir göstergesi olabiliyor.
Mekanizma: 1. Genetik etkenler karmaşık, ancak belirgin etkilere sahipler 2. Reseptör-ötesi sinir iletişimi ve sinir sisteminin yeni durumlara uyum gösterebilme kapasitesi bozuk 3. Doğumsal ve büyüme ile ilgili çevresel etkenler gelişim sürecindeki strese duyarlı sistemleri kırılganlaştırıyor; hayatta başka bir evrede karşılaşılan travmatik bir olay o kırılganlığı bir kırılmaya dönüştürüyor. Stresin etkisi ailesinde depresyon olmayanlarda VARdır; ailesinde depresyon olanlarda bu etki daha küçüktür. Genetik etki strese duyarlılık için geçerli olabilir. Anne-babanın ruh sağlığının da sorunlar sebebiyle bozulabildiğini belirtelim. Anne-babada ruh sağlığı sorunları her ne kadar daha sık saptansa da, burada sebep-sonuç ilişkisi hangi yönde kurulabileceği açık değildir. Depresyon 13 yaş civarında bir çıkış yapar: östrojen ve testosteron; bedensel değişim ve getirdikleri, hayatın bazı yükleriyle mecburi tanışma; yaşından önce büyüyüp gruptan kopma gibi etkenler, depresyonu kolaylaştırır. Depresif çocuk ve gençlerin geçmişinde, anksiyete (toplumsal ortalamanın) 8.2 misli, davranım bzk 6.6 misli, hiperaktivite/dikkat dağınıklığı 5.5 misli Depresyon, 15-24 yaş arasında gençlerde çok sıktır. Ölüm kavramını bilmiyor ve tanımıyor olmak (küçük yaşlarda olmak), kendini öldürme eyleminin olmayacağı anlamına gelmez. İntihar ile ilgili her söz, her “tehdit” ciddiye alınmalıdır. Bu durumun bir tür “şantaj”a dönüştüğü hissi doğsa bile... Yüksek risklileri saptama ve müdahele en etkili korunma yolu. Okulda konferans ve sınıf içi eğitim programları, bireysel danışma yoksa, bir işe yaramıyor. Prof.Dr.Yankı Yazgan'ın makalesinden alınmıştır
|