top
logo

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün14
mod_vvisit_counterDün45
mod_vvisit_counterGeçen Hafta165
mod_vvisit_counterGeçen Ay1163
mod_vvisit_counterTümü6029

Anasayfa OTİZM
  DUYURU   Bu Site İçinde Yer Alan Makaleler İçin Dr. İbrahim Afif Karakılıç ve Türkiye Psikiyatri Derneği Sayfalarından Alıntı Yapılmıştır...
Otizm PDF Yazdır e-Posta
Haberler - Son Haberler

 

OTİZM NEDİR?

Otizm, bireyin dış dünyasının gerçeklerinden uzaklaşıp kendine özgü iç dünyasında yaşaması olarak tanımlanmaktadır. Otistik çocuklar, çevrelerinde olup bitenlere karşı ilgisiz bir görünümdedirler. Annenin yaklaşmasına, uzaklaşmasına, varlığına, yokluğuna, yakınlarına ya da yabancıya kayıtsızdırlar. Bu çocuklarla göz teması kurmanız çok zordur. Göz teması kurduğunuz zaman da bakışları insanı delip geçer, sanki camdan dışarı bakmaktadırlar. Adıyla çağrıldıklarında duymuyormuş gibi davranırlar. Sözlü diyalog kurmanız da çok zordur. Otistik bir çocuk konuşsa bile, bunu ancak ihtiyaçları için bir araç olarak kullanır. Genellikle zeki yüz ifadeleri ve düzgün yüz çizgileri vardır. Ancak, yüz mimikleri duygularını yansıtmakta çok yetersiz kalır. Sizinle göz teması kursa bile sizden çok uzaklara bakıyormuş gibidir. İletişim kurmaktan çabuk sıkılır, direnç gösterir ya da kendi iç dünyasına döner. Oyun oynarken tek başına olmayı tercih eder. Oyuncakları ve nesneleri amaçları dışında kullanır. Bazı nesnelere karşı aşırı ilgi duyar ve biriktirebilirler (Gazoz kapakları, kavanoz kapakları, düğme, boş kutular, bazı kağıt parçaları gibi). Birinin bile eksilmesine dayanamaz, huysuzluk eder, tıpatıp benzeri verilse dahi, şaşırtıcı bir biçimde bunu anlar ve kabul etmezler. Tutkun oldukları bir nesneyi ellerinde taşır, her yere beraber götürürler. Oyunu ya da yaptığı iş engellenirse ters tepki gösterirler. Çevrelerindeki düzenin değiştirilmesini istemezler. Bu gerçekleşirse, ya çevreye karşı kırıcı ve saldırgan olurlar ya da kendilerine zarar verirler. Otistik çocuklar belirli müzikleri çok sever ve sürekli dinleyebilirler. Ayrıca televizyon reklamlarına karşı ilgileri oldukça fazladır. Otistik çocuk titizdir, düzenlidir ve kendi kurallarına bağlıdır.

Tepkileri, davranışları, çevreden gelen uyaranlardan çok kendi iç uyaranlarına göre biçimlendiğinden çevre tarafından tuhaf, acayip olarak değerlendirilirler. Otistik çocuklar dış dünyada ilk olarak cansız nesnelerle ilişki kurarlar. Canlılarla ilişki kursalar da bu cansızlarla kurdukları ilişkiye benzer.

Spesifik ve bir işe yaramayan günlük işlere, rutinlere ve ritüellere esnek olamayan ve belirgin bir biçimde bağlanırlar. Otistik çocukları sıklıkla sınırlı ve dar bir uğraşı içinde bulmak mümkündür. Örn, meteoroloji ya da basketbol ligi gibi konularda şaşırtıcı bilgilere sahip olabilirler. Amaçsız, yineleyen davranışlar çok sık görülür. Bir televizyon spikerinin mimiğini defalarca taklit edebilirler. Oyunları streotipikdir. Bir oyuncağı saatlerce ileri geri sürebilirler. İki yer arasında gidip gelme, kollarını kanat gibi çırpma, el şaklatma, dönme, sallanma, parmak uçlarında yürümek, çevresinde dönmek gibi pek çok davranışları vardır. Kendi etrafında dönme çok sık görüldüğü gibi, dönen eşyalara ilgileri fazladır. Normal bebeklerde ya da çocuklarda sık sık izlenen basit rutin oyun ve oynaşlar (şakalaşmalar, gülüşmeler, bebeğe özgü duygusal ve sosyal temaslar) otistiklerde görülmeyebilir.

 

OTİSTİK ÇOCUKLARIN DİL KULLANIMI

Dil gelişimi konuşmanın hiç olmaması ile normale yakın denebilecek bir dil kullanımı arasında değişebilir. Konuşsalar da konuşmayı başlatmak istemezler ve sesin ton, ritim, hız ve perdesinde anormallikler sezilir. Gramer kullanımı da gelişmemiştir. Anlamı olmayan sözcükleri tekrar tekrar söylenebilirler. Dili anlama ve kavramada da bozukluklar görülür. Çoğu zaman papağan gibi yanıtlar verirler(Ekolali). Müzikal bir ton, anlamsızlık ve ekolali dikkat çekicidir. Kendinden üçüncü kişi gibi söz eder, “ben” yerine “o” derler.

Mimik ve sesler gibi sözel olmayan iletişim yollarının kullanılmasında da belirgin bir gerilik söz konusudur. Motor becerileri genellikle normaldir. Yapılacak işe yetenekleri olsa bile, karar verirken kavramlaştırmada güçlük çekerler. Otizmde görülen belirtiler çocuklar büyüdükçe değişir, fakat erişkin yaşamlarında da sosyalleşme, iletişim ve ilgi alanlarında benzer aksaklıklar sürer.

 

TEDAVİ

Bugün yaygın olarak benimsenen tedavi, özel eğitim, çocuğun temel yapısal bozukluğunu gidermeyi amaçlayan bilişsel davranışsal tedavi yöntemleridir. Önemli olan çocuğun kabuğundan çıkmasıdır. Bu da ancak, çocuğu yalnız bırakmayarak mümkün olabilir. Otistik çocuğun kabuğu sevgi yoluyla kırılabilir. Deneyimler göstermektedir ki, başarısız sonuçlara bakılarak karamsarlığa kapılmak yersizdir. Tedavi şansı verilen otistik çocukların çoğu derece derece faydalanırlar. Kimi de yüz güldürücü iyileşmeler gösterip, doktorun ve ailenin emeklerini ödüllendirir. Bu nedenle tedavi coşkusu bilimsel yaklaşımla birlikte yürütülmelidir ve çok sabırlı olunmalıdır.

BİREYSEL VE GRUP TERAPİLERİ

Otistik bir çocukla çalışırken oyun, terapi ilkeleri ve davranış tedavi teknikleri uygulanmaktadır. Son yıllarda tedavi programlarına aktif ve yoğun olarak ailenin de katılması, davranışçı tekniklerin aile bireylerine de öğretilmesi önem kazanmaya başlamış ve evde uygulanabilecek programlar geliştirilmiştir. İlk aşamada, çocuklarla bireysel çalışmanın yanı sıra, benzer etkinliklerin evde de sürdürülmesi için ailelerle işbirliği yapılarak çocukla kurduğumuz ilişki tarzı aileye de anlatılmalı ve aileye danışmanlık hizmeti verilmelidir. Dil gelişimi oldukça önemlidir. Dil gelişimi için, bir yandan komutları anlama ve uygulamaya yönelik çalışılırken, diğer yandan da ifade edici dil becerilerinin geliştirilmesi için uğraşılır. Basit ve günlük yaşamla ilgili komutlar verilip bunlara uygun yanıtların alınması için çalışılırken, ses çıkarma, nesneleri isimlendirme, eşleştirme, farklı olanı ayırt etme, çıkarabildiği sesleri anlamlı hecelere dönüştürme çalışmaları yapılmalıdır. Dil düzeyinin yanı sıra, üzerinde önemle durulması gereken diğer bir konu da çocuğun davranışlarıdır. Göz teması kurmama, stereotipik davranışlar, objeleri dağıtma, boşaltma, yere atma, çığlık atma, uğuldama otistik bir çocuğun sorunlu davranışları içerisinde yer alır. Otistik çocuk, ailenin getirebilme koşullarına göre haftada 2-3 kez 45-60 dakikalık seanslar halinde görülmelidir. Bireysel tedavide olan çocuklardan hazır olduğu düşünülen çocuklar ikinci aşamada grup aktivitesine katılabilirler. Bu gruplar genellikle 4-5 çocuktan ve 3-4 terapistten oluşmaktadır. Grup süresi 1.5 saat olabilir. Grubun amacı, çocukların birbirleriyle ve terapistlerle iletişime girmelerini sağlama, birlikte çalışabilme, bol uyaran içinde öğrenme ve isteklerini ifade etmelerine yardımcı olabilmektir. Ana başlıklarıyla konuşma ve iletişim kurma çalışmalarını şöyle özetleyebiliriz:

- Şarkı söyleme

- Beden eğitimi çalışmaları

- Kağıt kalem çalışmaları (resim çizme, boyama)

- Yap-boz oyunları

- Evcilik eşyaları ile oynama

- Serbest oyun (kaydırakta kayma, salıncakta sallanma gibi)

- Elele tutuşarak oynanan oyunlar

- Plastirin (oyun hamuru çalışmaları)

- Resimli kitaplara bakma

 

AİLE DANIŞMANLIĞI

Çocuğu saran sert otistik kabuğun delinmesinde annenin yoğun ilgi ve sevgisi çok önemlidir. Sevdikleri müzikler yardımıyla ten teması sağlanarak otistik kabuğun delinmesine çalışılabilir. Aile görüşmelerinde ailede suçluluk duygusu oluşturmamak çok önemlidir. Bunun yanında aileler çocuğun geleceği konusunda umutlandırılmamaya, ama umutsuzluğa da düşürülmemeye gayret edilmelidir. Aile görüşmeleri çocuğun tedaviye katılmaya başladığı ilk günlerde haftada bir kez başlanır, daha sonra ailenin gereksinmelerine göre düzenlenir.

Otistik çocuğun aileleriyle çalışırken özen gösterilmesi gereken noktalar şunlardır:

- Ailede suçluluk duygusu yaratmamak

- Gelecekle ilgili umutların dozunu ayarlamak

- Çocukların gösterdiği bireysel farklar ve farklı gelişim hızları üzerinde durmak

- Çocuğun özellikleri dikkate alınarak bilgilendirmek

- Çocuğun olumlu özelliklerini göstermek

- Ailenin çocuğu ile çalışma konusunda hevesini artırmak

- Ailenin sorularına yanıt vermek

Küçük yaştaki otistik çocuklara kreş önerilebilir. Eve dayalı programlarda uzmanlar çocuğun evine giderek eğitimin çocuğun kendi doğal çevresinde gelişmesini sağlarlar.

 

İLAÇ TEDAVİSİ

İlaç tedavisinde çok çeşitli psikotrop ilaçlar kullanılmaktadır. İlaç tedavisindeki amaç; tekrarlayan hareketleri, agresyonu, anksiyeteyi, depresyonu, hiperaktiviteyi, irritabiliteyi, uyku problemi, yeme sorunları ve otizmin tüm davranışsal semptomlarını azaltmak, göz kontağını, çevre iletişimi ve tedaviye uyumu arttırmak şeklinde özetlenebilir.

 

bottom

Sunan: Joomla!. Designed by: gran turismo driving chair cheap web hosting Valid XHTML and CSS.